PDF

Guerrien – Neo-Klasik İktisat PDF Oku indir

Guerrien – Neo-Klasik İktisat PDF Oku indir, e-kitap sitemizde Guerrien – Neo-Klasik İktisat kitabını araştırdık. Ayrıca Guerrien tarafından kaleme alınan Guerrien – Neo-Klasik İktisat kitap özetinin yanı sıra, Guerrien – Neo-Klasik İktisat pdf oku, Guerrien – Neo-Klasik İktisat yandex, Guerrien – Neo-Klasik İktisat e-kitap pdf, Guerrien – Neo-Klasik İktisat PDF Drive, Guerrien – Neo-Klasik İktisat Epub gibi indirme linklerini de bulacaksınızdır.

Guerrien – Neo-Klasik İktisat PDF indir Oku

Günümüzün iktisat öğretimi ve incelemelerinda neo-klasik iktisat kuramı egemendir. Bunun yanı sıra Nobel iktisat ödüllerinin hemen hemen tamamı neo-klasik akım içinde yeralan iktisatçılara verilmektedir. Bundan dolayı çeşitli iletişim araçlarında ve geniş kitlelere hitap eden eserlerde, iktisat kuramı denince akla hep neo-klasik kuram gelir. Bunun yanında, bu iktisatçıların kendi aralarında çok bölünmüş olmaları da unutulmamalıdır. Zaten Nobel ödüllerinin de iki büyük grup içinde paylaşıldığını göze çarpıyor. Bunlardan ilki, Hayek, Friedman, Stigler, Buchanan ve Allais gibi iktisatçıların oluşturduğu liberal eğilim; diğeri Samuelson, Arrow, Tobin, Modigliani ve Solow’un temsil ettiği daha müdahaleci veya “sosyaldemokrat” eğilimdir. Kaldı ki bu iki eğilim de kendi içinde birtakım alt-gruplara ayrılmış olup, hem kendi alanlarına özgü dergilerde hem de kitle yayın organlarında sürekli olarak olarak sert kuramsal tartışmalar yapmaktadırlar. Bu çatışma bir yana bırakılırsa, her iki büyük gruba bağlı iktisatçıların, yine de neo-klasik kuramın esasını oluşturan bir çok düşüncesi paylaştığı görülür. Bu ortak noktalar, toplumun, bağımsız, özgür ve eşit bireylerden bir araya gelen bir bütün şeklinde bilinmesi ve piyasanın da, bireylerin faaliyetleri içinde bir uyum sağlama aracı olarak belirleyici bir konumda bulunmasıdır.* Neo-Klasik İktisatçıların Toplum Kavramı Toplum, aslında bir bireyler topluluğu olduğuna göre, iktisadi ve toplumsal olaylar, bireysel davranışlardan yola çıkarak açıklanabilir: Bir fizikçinin fizik poblemlerinı (*) VI. ve VII. bölümlerin çevirilerine katkıda bulunan Doç. Dr. Mehm et Duran ile VIII. bölümün çevirisine katkıda bulunan Araştırma Görevlisi Haluk Levent’e teşekkür ederim, (ç.

n.) 7 atom ve temel parçacıklar; bir biyologun da konulan kromozom ve genler düzeyinde ele alması gibi. Bunun yanında, bu yaklaşım çerçevesi içinde birbirinden fazla farklı iki yaklaşım olabilir: Ya önce tek başına bireyler göz önüne alınır ve onlann, toplum halinde yaşamalanyla alakalı faaliyetlerine bakmadan sıra sıra davranışlan incelenir; veya Devlet aygıtı, kurumlan, yasalan ve mülkiyet ilişkileri vb. ile toplum veri olarak alınır ve bu toplumda yeralan bireylerin davranışlan incelenir. Bu iki yaklaşımı birbirinden ayıran husus, bireylerin içinde faaliyet gösterdiği çevreye verdikleri önemde saklıdır. Meselâ birinci yaklaşım taraftarlan, çoğu kez, yaşadığı ıssız adada Robinson Crusoe örneğine dayanır. Gerçi sonuçta o da başka ıssız adalarda yaşayan diğer Robinsonlarla mübadeleye girecektir.1 Bu “Robinson” emsallari ile alay edenler olursa, verilen yanıt şudur: Temel bazı mekanizmalan kavramak için bu, yeterli olmasa da, yalnızca zorunlu bir ilk adımdır. İkinci yaklaşımı benimseyenler devletin yahut toplumsal grupların rolünü esas alırlar. Bu yaklaşım da devleti ve toplumsal gruplan veri kabul ettiği için eleştirilmektedir. Oysa ki, onlann da bireylerden oluştuğu ve bireylerin geçmişteki faaliyetlerinin sonucu olarak yaşandıkları unutulmaktadır. Biz aslında burada, bu tartışmanın aynntılanna girmeyeceğiz. Sadece çeşitli iktisat teorileri içindeki temel farkın, bu teorilerin, bireyin içinde yeraldığı çevreye lanıdıklan rolden ortaya çıktığını belirtmekle yetineceğiz. Bu noktada, Neo-Klasik Teori’nin birinci yaklaşımı benimsediğini göze çarpıyor. Çünkü bu teori, toplumu, sıra sıra bireylerden yola çıkarak “oluşturmaya” çalışmaktadır.

En azından ilk etapta, bu bireyler, yalnızca kaynakların ve teknolojinin sunduğu imkânların sınırlılığından gelen kısıtlamalar altındadır. Sahip oldukları kaynaklar farklı olsa bile, bu anlamda “özgür ve eşit” sayılmaktadırlar. Bu, karar birimi diye adlandırılan bireylerin incelenebilmesine imkân vermektedir. En son, bu yaklaşı­ (1) Yakın tarihte verilmiş bir örnek için bkz. {Barro, 1985). Parantez içindeki isim ve tarihler, eserin sonundaki bibliyografyaya gönderme yapmaktadır. 8 mın çoğu kez “yöntemsel bireycilik” diye nitelendiğini de belirtmek yerinde olur. Piyasanın Düzenleyici Rolü Her bireyin zevkleri ve gelir düzeyi farklıdır. Onun için bireylerin birbirleriyle mübadelede bulunması her biri için yarar getirir. İşte, Neo-Klâsik Teori’ye göre bireyin sosyalleşmesini sağlayan piyasa, onların bir araya gelme arzusundan doğar. Daha piyasanın nasıl dünyaya geldiğu ve işlediği sorununa değinmeden, neo-klâsikler, fiyat aralıkların orada, mübadelede bulunmaya aday olanların önerilen üzerine meydana geldiğinı düşünürler. Şimdi asıl sorun şudur: Acaba bu fiyatlar, bireylerin arzularını tam anlamıyla göz önüne seriyor mu ve onlann faaliyetlerini düzenleme olanağı vermekte midir? Burada neoklasikler, Adam Smith’in (1723-1790), “arz ve talep yasası’nın etkisi ile fiyatlara yön veren “görünmez el” benzetmesinden yararlanırlar. Buna göre bir malın talebi, arzını aşıyorsa fiyatı yükselir, tersine arz fazlası varsa fiyatı düşer ve böylece piyasa dengeye gelir. O halde neo-klasik iktisatçıların temel amaçlarından biri, bu arz ve talep yasasına bağımlı piyasa ekonomilerinin herkesin yararına uyan ve ahenkli bir işleyişe sahip olduğunu ispatlamaktır. Bunu ispatlarken, rasyonellik ilkesine dayanmakta ve gerçek yaşamın basitleştirilmiş şemalanndan yararlanıp, başka bir deyişle müthiş rekabet haline bunun yanı sıralıklı bir bulunduran modeller kurmaktadırlar.

Guerrien – Neo-Klasik İktisat PDF indir Tıklayın

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu